Yazı | Kültürel Süreklilik?

‘’Yapılarımda kendi insanımızın ölçülerini kullandım. Le Corbusier’in 1.83’lük insanının ya da Neufert’in 1.75’lik insanının ölçülerini değil.’’
Cengiz BEKTAŞ

İnsan doğaya karşı verdiği var olma mücadelesinde sürekli farklılaşan zaman, mekân ve koşullarda birçok sorunla karşılaşmış ve en pratik çözümleri sorgulamıştır. Bu temel düşünce çerçevesinde insanın MÖ 3500’lerde yeryüzüne diktiği çubuk ile güneşin hareketlerini gözlemlemesi zaman kavramını ortaya çıkardı. Dikilen çubuk ve konumu ile insan kendi yaşamını biçimlendirdi. Böylece insanın farklı konum ve zaman içerisinde doğaya karşı verdiği var olma mücadelesi kendi özgünlüklerini yarattı.

Farklılıklar, tartışma götürmeksizin diyalektiğin pratik yaşamdaki birer yansımalarıydı. Bu yansımalar her gece ama her gece bizlere insanoğlunun bu kısaltılmış hayat hikâyesinde ki değişken olmayan tek şeyin, değişkenliğin kendisi olduğunu fısıldamakta. Tam da bu noktada, bu koşullar çerçevesinde, değişken sorunlara karşı sunduğu özgün çözümlerle hareket edebilen insan, gelecek nesillere kendi kültürünü ve yaşam tarzını aktarmayı başarabildi.

Birileri çıkıpta iki boyutlu bir düzlemde yaşadığımızı ve mutlak doğruların değişmezliğini kanıtlamadığı sürece; insan, yer, zaman bağlamından uzak ve mekanik bir çaba içerisinde olmak yerine, Anadolu topraklarında tercihimiz bir metafor olarak ‘’Anadolu insanının ölçüleri’’ olması gerekmez mi?

Ali Sinan Mimarlık / Toz’lu Atölye,

08/08/2014

By :
Comments : Off
%d blogcu bunu beğendi: