TR | EN

ÇAYCUMA BİLİM MERKEZİ
2016

Proje: Çaycuma Bilim Merkezi| Müşteri: Çaycuma Belediyesi| Yer: Çaycuma | Yıl: 2016 | Durum: Yarışma Önerisi
Proje Ekibi: Ali Sinan, Batuhan Çelebi, Farzad Golghasemi, Gökçe Nur Çelebioğlu, Hamide Rıhtım, Hanie Fatouraee, Hasan Okan Çetin, Hüseyin Kezer, İbrahim Ekinci, Tuğba Kayakök

Uzay yolculuğundan dönen bir astronot evrenin gizemini de beraberinde getirir. Cevabı olmayan sorular insanın başını döndürür. Bir çocuk ise can sıkıntısının kutsal kitabını yazar. O yüzden cevapsız sorular bir çocuğun eğlence kaynağıdır ve “can sıkıntısı” onun eğlence parkıdır. Çocuk cevap aramak yerine gizli “soru”nun kendisi olmak ister. Böylesi daha eğlencelidir…

F7 (5228 x 2073)

Günler geçtikçe elimizde tuttuğumuz eğlencemiz olan hayallerimiz yavaş yavaş avuçlarımızın arasından uçup gitti. Hangimiz astronot olmayı hayal etmedik ki?  Stabilize edilmiş mekanlarda verilmeye çalışılan eğitim bir türlü öğretime denk olamadı. Evde, okulda, şehrin tanımlı kaldırımlarında sürekli öğretildi ve biz de öğretileni bir orduymuşçasına sorgulamadan uygulamaya başladık. Uyguladıkça daha benzer olduk, benzedikçe benzemeyeni kabullenmedik. Sorgulamayan, eleştirmeyen ya da eleştiriyi hazmedemeyen, merak etmeyen ya da tüketeceklerinin fazlalığıyla merakı es geçen bir topluluk haline geldik.

Oysa bilim, ihtiyaçtan değil, insanlığın merakından, evreni anlama çabasından doğar.
Bilim; mantığa ve gözleme dayalı; doğal ve sosyal dünyaya dair doğru bilgi sahibi olmaya yönelik çabadır.
Bilim; her sabah yatmadan önce güneşin bu sefer batıdan doğacağını düşünebilmek ve her sabah aksi duruma şaşırmaktır.
Bilim; hayallerini kaybetmeden çocukça yaşayabilmenin ürünüdür.

Bugün çoğu kente bilim merkezi yapılması planlanmakta ve bilimin yayılması amaçlanmaktadır. Toplumu bilim ile kavuşturma amacını mimar olarak yorumladığımızda ise karşımıza ilk olarak birer parçası olduğumuz ve deneyimlediğimiz mekânlar çıkar. Bu doğrultuda; Çaycuma Bilim Merkezi’nde sorguladığımız her mekanın “Çaycumalı’ları” meraklandırarak yaşadıkları dünyadan kendi dünyasına çekebilmesini ve içerisinde taşıdığı gizemi çevresine yayabilmesini amaçladık. Diğer yandan tasarladığımız alanın; yaşlıların sohbet ettiği, çocukların top oynadığı dar sokaklı bir mahalle gibi hem “oralıların” rutin hayatlarına misafir olarak hem de uzaklardan gelen bir dostcasına renk katabilmesini istedik.. Böylece, Çaycuma Bilim Merkezi yabancı bir mekan değil, aslında “oralının” alışık olduğu bir sokak olarak var olabilecektir.

f4 (3446 x 1434)

GENEL YAKLAŞIM

Bugüne kadar oluşmuş belleği yorumlayabilmek için ilk olarak Çaycuma’nın bir yerleşim alanı haline nasıl geldiğini anlamaya çalışmak yanlış olmayacaktır. Doğal dokusunu tartışmasız bir sebep olarak kabullenmemizin yanında şüphesiz ki Çaycuma’nın belleğindeki en önemli karakter SEKA’dır. 1970’ler de kurulan kağıt fabrikası bölgenin ekonomik, sosyal ve kültürel değişimine büyük ölçüde ortaklık etmiştir. Bugün üzerine bastığımız yarışma alanı SEKA kampüsünün bir parçası olup bu kampüsten bağımsız düşünmek doğru olmayacaktır. Alanda bulunan mevcut yapıların korunmasını bir şans olarak kabul etmemizin yanında, alan bütünlüğünü bozan parselizasyonun olmaması gerektiğini, tüm kampüsün birlikte yorumlanmasını önemli bulduğumuzu söylemek kaçınılmazdır.

a_birlesik_

YAPILAŞMA

Üst ölçekte tüm kampüsün kendi iç bölüntülenmesinden doğan veriler öncelikli olarak alan yerleşimine yön vermiştir. Mevcut yapıların birbirleri ile kurdukları ilişki ve yapı öbeklerinin kampüs alanında ki örgütlenme şeması tasarımı yorumlama biçiminde etkili olmuştur. Proje alanı hem kampüsün birleştirici noktası hem de tüm şema içerisine dahil olan bir öbek olarak ele alınmıştır.

Yarışma sınırı dahilindeki ağaçların yapılaşma alanlarının belirlenmesinde birincil kriter olarak kabul edilmesiyle birlikte mevcut yeşil içerisinde yapılaşma yapılabilecek iki alt bölge tespit edilmiş, çevre yerleşim dikkate alınarak fonksiyon dağılımı kurgulanmıştır.

 

B_HEPSİ (5938 x 822)

ANA KURGU

Kampüs alanının güney doğusunda eğitim blokları, kuzeyinde huzurevi ve batısında yurtlar bulunmaktadır. Program bu yerleşim içerisinde iki ana parça olarak ele alınmıştır. Girişini güneyden alır ve doğu-batı olarak iki ana parçaya ayrılır. Doğuda daha çok idare ve “öğretimin yapıldığı “tanımlı” birimler, batı kısmında geçici elemanlar ile ayrıştırdığımız fakat tamamen serbest dolaşımı ve kullanımı vaadeden sergi kütlesi yer almaktadır. Girişten kampüsün ortasına doğru uzanan sokak, salt yapı kullanıcısına değil tüm yerleşkenin kullanımına açıktır.

Sergi ve idari-eğitim kütlesi alt kottan servis alanları ile birbirine bağlanır. Bu kotta aynı zamanda sarkaç, çok amaçlı salon ve atölyeler de yer almaktadır. Etkileşimin fazla olduğu, üretimin aynı zamanda tartışmanın birbiri içerisinde kurgulandığı plan kurgusuna özen gösterilmiştir.

Yapı doğu cephesinden servis almaktadır. Servis girişi aynı zamanda depo girişi olarak kullanılmakta ve depolar doğrudan üst katında bulunan sergiler ile ilişkilenmektedir.

g2 (2236 x 1737)

BİLİM MERKEZİ…

Yapıya yaklaşan bir çocuk, üzerine izini bırakabileceği yuvarlak bir kum havuzu ile sokağa ulaşır. Sergi kütlesine girmesi şart değildir. Sokakta arkadaşlarıyla vakit geçirerek, oyun oynayarak içeride ki sergilenenleri belleğinin gizli noktalarında depolar. Sokağın sonunda ise hayal gücünü yaşayabileceği bir açık alanla buluşur. Bu noktada ağaçların içerisinde hayallerine dalar ve özgür bir biçimde ağaçların içerisinde uzay gemilerinde dolaşmaya devam eder…

Kampüs içerisinde ise yaşamının belli bir dilimini katetmiş huzurevi sakinleri bulunmaktadır. Bulundukları alandan güneye doğru ilerlediklerinde açık alanda oynayan çocuklar ile karşılaşırlar. Sokakta yürürken yalnızlıkları, yargıları, içe dönük düşünceleri tek tek kırılır ve sonunda aslında başlangıçta bulunan kum ile hayallerini yeniden çizmeye başlarlar

Biz de gözlerimizi kapattık ve bir dünya hayal ettik. Önce ayakkabılarımızı çıkarttık ve yalınayak sokakta yürümeye başladık… Arkamızdan esen rüzgar ile kendimizi esintiye bıraktık… “Başlangıç” ile “son”u beraber kurguladık.. Tüm benliğimizle arada hızla koşmaya başladık…  Uçuşan pelerinimizle tüm dünyayı kurtardık…

f6

f2 (3449 x 1449)

IMG_7981

By :
Comments : Off